YAYINLARIMIZ

Zeppelin Strabe
Cemil Mor
CM YAYIN

“Açılacağı kesin olan o kapının ziline basmadan hemen öncesiydi. Kırk beşinde bir adam yığılıverdi, birkaç basamaktan müteşekkil merdivenin önüne. Âdeta kalbi tekliyor, nefesleri seyrekleşiyordu. Bir saat kadar önce Grundschule1 önünden geçerken de benzer fakat daha sönük bir kıpırtı olmuştu aslında, yol arkadaşlarının fark edemediği. Yüzünün rengi baklaçiçeği rengine yaklaşmış, beti benzi atmıştı. Her zamanki zinde duruşundan eser yoktu. Adamın hâli, muharebeden çıkmış ve adım atmaya dahi takati kalmamış bir askeri veya uzun zamandır yatağa mahkûm kalmış bir hastayı andırıyordu. Ömrünce bu denli bir mecalsizlik yaşamış da değildi hani. Kendisine bir türlü konduramadığı, yakıştıramadığı bu manzaranın izahı nasıl mümkün olacaktı?”

SATIN AL

Cemil Mor
CM YAYIN

Dört bir yanı muhafız şahlanamayan bir şah;
“Beni savunun” diyor, “diğer eceller mübah”
Uzaktan gelen bu ses; hançer oldu düşüme,
Hayallerimi yıktı, mil çekti gülüşüme.
O an anladım işte gelmişti beklenen son;
Şahın olduğu yerde ne yapsın garip piyon!

SATIN AL

Hakan Gürek
CM YAYIN

Belli olurmuş bu mevsimde gerçekle-yalan!
Ayan beyan ortada gidenle kalan,
Sendin beni kaybeden…
Benim kendini bulan!
Ben yine de en çok Eylül’ü sevdim..

Cemil Mor
CM YAYIN

Dede, yanındaki üç genç ve kahvedeki herkes namaz için ayaklandılar. İçeride kimse kalmamıştı. Kıraathanenin kapısı açık bırakıldı yoldan geçenlerin dinlenme amaçlı oturabilmeleri düşüncesiyle. Gerek Ahmet gerekse Muhammet vazifelerini layıkıyla ifa etmişlerdi.  Huşu içinde namazlar eda edilmiş, avluda selamlamalar yapılmıştı. Delikanlılar dedenin işmarıyla birlikte eve doğru yollandılar. Soner yine sol koluna takıldı dedenin. Yöneldikleri ev, Soner’in Arif Amca’yı beklediği kapının oralara doğruydu. Çok geçmemişti ki evin önüne gelmişlerdi. Soner hayretler içerisinde kalmıştı. Zira bu ev, sabahleyin yüzüne kapının çarpıldığı evdi. Bir kapıya bir de dedeye baktı. Dedenin yüzünde her zamankinden daha alaycı, gülümser bir ifade belirmişti. Soner’in nutku tutulmuş, söyleyecek söz bulamıyordu. Bunca zaman kapısını çaldığı evin sahibiyle berabermiş meğer. Derken kapı açıldı…

GOLD GÜNDEM GAZETESİ